quentin tarantino etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
quentin tarantino etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2012 Pazartesi

Esas Oğlan: Eli Roth

Her işe yeten adam ..

19 Mart 2010 Cuma

Star x2: Lady Gaga


Kulağımıza gelen fısıltılara göre,Lady Gaga'nın Quentin Tarantino'nun yeni filminde bir suikastçiyi canlandıracağı bekleniyor.Ayrıca,Lady Gaga'nın Telephone isimli son klibinde,Kill Bill filminde yer alan Pussy Wagon'u ödünç alması ve Tarantino ile kurduğu yakın diyalog, bu söylentiyi güçlendirmekte. Kliplerindeki performansı bakalım filmde de gösterebilecek mi Lady Gaga? Bekliyor olacağız.

5 Ekim 2009 Pazartesi

Kill Bill 3 mü Geliyor?


Cumartesi günü Meksika'da, Inglorious Basterds filmi için düzenlenen bir basın konferasında yer alan Tarantino, Kill Bill için üçüncü filmin çekilebileceğinin işaretlerini verdi.

HitFix ve IMBD kaynaklı habere göre Tarantino, 2014'e kadar yeni bir film çekip, 2014'te ise Kill Bill 3'ü çekmeyi planlıyor. Tarantino, serinin üçüncü filminde, hikayeyi kaldığı yerin 10 yıl sonrasından devam ettirecek.

HitFix'in sorduğu soruyu biz de soruyoruz: Geriye öldürecek kim kaldı?

13 Eylül 2009 Pazar

Islak Rüyalar Vakti


Tarantino nazilerle vizyonu fethetti ama gelininin efsanesi hala akıllarda. Oyun dünyası da Kill Bill gibi bir filmden esinlenmeden yoluna devam edecek kadar toy olmadığını gösterdi. Önümüzdeki hafta satışa sunulacak yeni Bethesda oyunu WET, hikayesiyle değilse bile stiliyle bize (gayrıresmi bir) Kill Bill çılgınlığını tekrar yaşatmaya hazırlanıyor.



Yukarıdaki trailer'ı seyrettiyseniz zaten başka söze gerek olmadığını görmüşsünüzdür. Buradan Ruby'e oyun,müzik,tarantinoseverler olarak merhaba diyor, konsollarda boy gösterip PC'yi es geçtiği için kırgınlığımızı da belirtiyoruz.

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Mixtape: Tarantino


Lise yıllarında izlenmesi farz olan filmlerin yönetmeni Quentin Tarantino,

23 Ağustos 2009 Pazar

Tarantino'dan Bol Nazili Kokteyl


Kanunsuzlar, ninjalar, dublörler... Ve sonunda naziler. Tarantino'nun zihnine yakalanan grubun kurtuluşu yok anlaşılan. Uzun zamandan beri beklenen Inglorious Basterds artık vizyonda yerini aldı, bize de gidip seyretmek düştü. Tarantino'ya karşı mesafeli olanlar Basterds'a gitmeden bir daha düşünsün, filmin sonunda bu adama delicesine tutkun bulabilirsiniz kendinizi!

Öncelikle şunu belirtmek gerek; Basterds, fragmanlarının ya da afişlerinin hissettirdiği gibi şuursuz nazi katliamının aykırı bir yönetmen elinde estetize olup bize sunulması değil. İlk saniyesinden de hissettirdiği üzere Tarantino'nun filmi bir II. Dünya Savaşı Westerni. Tarantino, Kill Bill ile Western'i değişik kalıplara sokmadaki başarısını zaten kanıtlanmıştı. Basterds'da ise Kill Bill'dekine ek olarak Western işi bir gerilim ilk dakikalardan itibaren varlığını hissettiriyor. Şu bir gerçek ki yıllar geçip film aklımızda silik bir iz olarak kalsa da Fransa'daki küçük hanın bodrumunda olanlar (Bence filmi hemen seyredip siz de şok olmaya hazırlanın bu sahnede) zihnimizde fazlasıyla canlı kalmaya devam edecek.


Basterds'ın ilgi çekici bir diğer özelliği İngilizce'nin hegemonyasında ezilmemesi. Fransa'daki Nazi'lerle ilgili bir filme gidip de her şeyi Amerikan aksanı bir İngilizce ile duymayı bekliyorsanız yanılıyorsunuz. İki buçuk saatlik filmin büyük çoğunluğu Almanca ve Fransızca geçiyor, bunun yanında İngilizce ve İtalyanca(!) da boy göstermeyi ihmal etmiyor tabii ki. Yani tüm bu dillere hakimseniz şanslısınız, aksi takdirde altyazının hakimiyetinde filmi takip etmeye kendinizi hazırlayın.

Tarantino kendisine yapılan eleştirilerden fazlasıyla sıkılmış olsa gerek ki, "içi boş, bol diyaloglu ve muazzam güzel" bir film yerine ilk sıfatı yıkıp (bol diyaloglu ve muazzam güzelliği koruyarak) "delicesine başarılı bir dönem filmi" çıkarıyor ortaya. Filmin Reich dönemi sineması ve kültürüne yaptığı açık referanslar dikkat çekici. Her şeyin bu kadar tarihsel zemine uydurulmuş olması bir an seyrettiğimizin Tarantino olduğunu bile sorgulamamıza neden olacak nitelikte. Eh, Tarantino da bunu bilinçli yaptığını gözümüze sokmak istercesine büyük özenle kurduğu tarihsel zemini yeri geldiğinde coşkuyla havaya uçurmasını biliyor (seyredin öğrenin nasıl yaptığını, spoiler yok!).


Western gerilimi deyince incelikli bir müzik kullanımı gözardı edilemez değil mi? Konu Tarantino olunca da müzik seçimi zaten başlı başına bir tapınma gerekçesi bizim için. Ancak Inglorious Basterds, eski filmlerine göre müzik kullanımında biraz daha tasarruflu davranıyor (İnanın bana, fazlasıyla doğru bir karar olmasa buna "cimrilik" derdim ama değil!). Nazili Western dediğimize göre gene üstad Enrico Morricone'ın besteleri olmadan bu filmi düşünemezdik zaten. Bunun yanında Soundtrack doğal olarak Alman ezgilerini de içinde barındırıyor. David Bowie'nin Putting Out Fire'ı ise baloya hazırlık sahnesinde heyecanımızı dinmez bir ateşe çeviriyor adeta...

Inglorious Basterds tam anlamıyla olmuş bir film. Öylesine bir bütünlük söz konusu ki, onca savaş filmini referans almasına rağmen seyirciye geçmişte gördüğü tüm İkinci Dünya Savaşı konulu filmleri unutturacak bir yapım. Özellikle siz de benim gibi bir gün öncesinde hatır için ya da küçük kardeş ağlamasın diye G.I. Joe gibi bir filme gittiyseniz kendinize bir iyilik yapmayı fazlasıyla hakediyorsunuz.


önemli not: Ne yapın edin, Christoph Waltz'ın canlandırdığı Hans Landa karakterinin bir saniyesini bile kaçırmayın. Cannes'da Waltz'a en iyi aktör ödülünü kazandıran bu Nazi subayı rolü bile tek başına filmi defalarca seyretmeniz için sebep sayılabilir.

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Tarantino'dan Görsel ve İşitsel Birliktelik



Film müzikleri, bazı otoriterlerin düşündüğünün aksine, filme can katıyor. Film sırasında kullanılan müzikleri dinlemek ayrı bir zevk. Hangi duygu nasıl müzikler kullanılarak anlatılıyor, bir filme girerken büyük merak konusu. Hele ki o müzikleri alıp, yolda yürürken, vapurda manzarayı seyrederken, odanda müzik dinleyerek keyif çatarken dinlemek tarifi olmayan zevklerden.

Pek tabii işin tadı en kaliteli film müzikleriyle daha çok çıkıyor. Bu uğurda benim bayıldığım iki yönetmen var: Quentin Tarantino ve Danny Boyle. Bu iki yönetmenin filmlerinde kullandığı müziklere, tek kelimeyle, bayılıyorum. Bu iki yönetmenin filmlerinde kullandığı müzikler hem filmdeki duygularla bağdaşıyor, hem de o müzikler başlı başına çok çok iyi oluyor.

Hal böyleyken müthiş bir gelişmeyi haber edeyim: Tarantino'nun yeni filmi gösterime girdi! Inglorious Basterds ( Türkçeye Soysuzlar Çetesi diye çevrildi) isimine sahip filmin oyuncularında başı Brad Pitt, Eli Roth, BJ Novak, Daniel Brühl ve Mike Meyers çekiyor. Bu filmde de Özellikle Pulp Fiction ve Kill Bill ile yarattığı müzikli müthiş atmosferi bu filmde de yakalayacak gibi. Nedeni, önceki filmlerinde çalıştığı gibi Ennio Morricone, Ray Charles and Elmer Bernstein gibi isimlerle çalışması. Ne muhteşem değil mi?

 
Avaz Avaz Dergisi

izliyorlardı

Avaz Avaz Copyright © 2011 BeMagazine Blogger Template is Designed by Blogger Template
In Collaboration with fifa