17 Mart 2010 Çarşamba

Mother, 29. İstanbul Film Festivali'nde


Her sene olduğu gibi beyazperde maratonu tüm hızıyla devam ediyor.İstanbul'daki sinemaseverler (Sevilsin nefret edilsin, fark etmez) sinema dünyasında tartışmasız etki sahibi Oscar törenlerinin yarattığı heyecan ve yorgunluğu yeni yeni üstlerinden atarken bir yandan da yaklaşan festivalin panik dolu haftası için kendilerini hazırlamak zorundalar. Sonuçta 200 filmlik dev seçkide her zevke hitap söz konusu. Bu mozaikten doğru parçaları özenle seçmekse seyircinin ilk ve en çetin sınavı.

Sınavı ne ölçüde kolaylaştırır bilinmez ancak filmlerden biri bu satırların yazarı için özel bir önem taşıyor. Eğer Kore sineması ilginizi çekiyorsa Bong Joon-ho ismi muhtemelen sizde vasat esprilerin bir adım ötesinde çağrışımlar yaratacaktır. Adından ilk olarak Memories of a Murder (2003) filmiyle sözettiren Bong Joon-ho, bu sürükleyici polisiyenin ardından The Host(2006) adlı sıradışı canavar filmiyle büyük bir hayran kitlesi yaratmıştı. Farklı türlerde modern klasik olmaya aday bu iki yapıtın ardıdan yönetmenin yeni filmi Mother, Nisan ayında festival seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor.

Yirmi sekiz yaşında zhinsel engelli oğlu ile yaşayan yaşlı bir kadının, oğlunun bir tecavüz vakası ile suçlanmasının ardından, masumiyetini ispatlamak için gerçek suçlunun peşine düşmesini konu alan Mother, doğu ülkelerindeki festivallerde şimdiden pek çok ödül kazanmış durumda. Bong Joon-ho'nun hayranı iseniz genç ustadan yeni bir polisiye seyretmek için İstanbul Film Festivali en iyi fırsatınız olacak, değilseniz de onu tanımak için. Filmin aynı zamanda bu seneki Oscar yarışında Kore'nin en iyi yabancı film adayı olduğunu da belirtelim...



Meraklısı için Memories of a Murder ve the Host fragmanları da aşağıda tıklanmayı bekliyorlar, denemekten zarar gelmez...



Share This
Subscribe Here

2 yorum:

Ö.F.K. on 3/4/10 10:59 ÖS dedi ki...

aslında film için polisiye tanımı çok uygun değil zannımca. polisiyelere özgü birçok öge filmde yok. aksine film epey bir yavaş ilerliyor, ağırdan satıyor kendini. daha çok dram filmi ve konu bir polisiyede olması gerekenden epeyce bir basit (ya da hollywood'tan mı böyle alıştık?).

her ne kadar filmin ilk yarısı biraz sıksa da yine izletiyor bi' şekilde. yönetmeninin the host filminden epey bir farklı olmuş. fakat yine de the host ile aynı yönetmenin elinden çıktığını bir şekilde belli ediyor. ayrıca the host'a göre film daha bir standart kore filmlerine benzettim ben.

yigilante on 3/4/10 11:21 ÖS dedi ki...

yönetmen, memories of a murder ile polisiyeyi en iyi şekliyle kotaracağını gösterdiği için benim beklentilerim yüksek filmden. Umarım hayal kırıklığı yaşamam.
The host zaten hem yönetmenin filmografisinde hem de canavar filmleri arasında apayrı bir yerde duran sıradışı bir yapım. umarım hollywood yakın zamanda uyanıp remake falan yapmaya kalkmaz ne diyim...

 
Avaz Avaz Dergisi

izliyorlardı

Avaz Avaz Copyright © 2011 BeMagazine Blogger Template is Designed by Blogger Template
In Collaboration with fifa