21 Ekim 2010 Perşembe

Oradaydık: Spooky

Nardis Jazz Club'ta bir Spooky tecrübesi



Yazılara bir takım itiraflarla başlamak hiç adetim değildir. Ne var ki gerekenden fazlasını söylemenin manasızlığına olan yoğun inancımdan kaynaklanan bu alışkanlığımı bu seferlik bir kenara itmeye karar verdim. İşte itiraf: Bu yazıyı yazıp yazamayacağım konusunda ciddi şüphelerim vardı. Tabii ki kendilerini dinlemeden önce…

Ayrıntılara girmeden önce bir miktar önbilgi vermek gerekirse –ki genelde gerekir- Spooky 2009 başında kurulmuş bir grup ve yaptıkları müziği “Rhythm and Jazz” olarak adlandırıyorlar. Gitarda Uluç Büyükbeşe, bas gitarda Dünyacan Yılmaz, piyanoda Koray Üsgülen ve davulda Alpar Lü’yü dinlediğimiz harikulade oluşum Spooky’nin adını henüz başka mecralarda duymadıysanız bile yakın zamanda duyacağınız öngörüsünde bulunmak hiç de zor değil, zira üyelerinin hepsi birbirinden yetenekli. Ve işte bu birbirinden yetenekli 4 genç adam geçtiğimiz Pazartesi Nardis Jazz Club’taydı. Saksafonda Batu Şallıel’in eşliği ve Ferhat Öz’ün konuk olarak seslendirdiği parçalarla dinleyicilerine fazlasıyla keyifli bir gece yaşattılar.


Çaldıkları bütün parçaları sıralamak mümkün olmasa da en çok etkileyenlerinden bahsetmek gerek ki gecenin sonunda en sık sözü geçen performansın Obsession olduğunu göz önünde bulundurunca gecenin zirve noktasının da o parça olduğunu söylemek yanlış olmaz diye düşünüyorum. Caravan, Stolen Moments, ‘Round Midnight gibi caz standartlarının yanı sıra Uluç Büyükbeşe’ye ait Eyfel Kola ve Koray Üsgülen’in Blues For Tuna ve Zamansız Zamanlama isimli bestelerini de dinleme imkanı bulduk ki böylece enstrümanlarındaki becerilerinin yanı sıra besteciliklerini de takdir etme şansı elde etmiş olduk.

Performans süresini en iyi “O an hissettiklerimi yüksek sesle –cidden yüksek sesle- ifade etme ihtiyacı hissettim” diyerek özetleyebilirim sanırım. Bilmem kaç liralık şarabını yudumlarken zarif bir şekilde yanındakinin kulağına eğilip “Gerçekten çok güzel çalıyorlar” demekten bahsetmiyorum. En yakınındakinin koluna yapıştığın, herkesin senin duyduklarını duyup duymadığından emin olmaya çalıştığın anlardan bahsediyorum. Bende uzun bir “Abiii” tepkisiyle ifade bulan söz konusu hissi konser boyunca pek çok kez yaşadım, pek çok kez “Herkes gerçekten benim duyduklarımı duyuyor mu?” diye merakla ve yüksek miktarda heyecanla etraftaki insanlara bakarken yakaladım kendimi. İşin güzeli bu durumdaki tek insan da değildim.

Velhasıl-ı kelam Spooky, performanslarıyla yalnızca geçtiğimiz Pazartesi akşamını hatırlanmaya değer kılmakla kalmadı, takip edilmesi gereken topluluklar listesinde de oldukça yukarılarda bir yeri hak ettiğini göstermiş oldu. Kendilerini dinleme fırsatı bulursanız hemen değerlendirin, işte o zaman ne demeye çalıştığımı çok daha iyi anlayacaksınız.
Share This
Subscribe Here

2 yorum:

Adsız dedi ki...

videosu var mıdır acaba ?

mitsubüşü on 1/11/10 9:15 ÖS dedi ki...

sanmıyorum yahu. bizim elimizde zaten öyle bir materyal yok ama spooky de herhangi bir yerde öyle bir şey paylaşmadı diye biliyorum ben. yine de facebook ve myspace sayfalarını kurcalamak lazım, belli de olmaz hani, gözden kaçmış olabilir.

 
Avaz Avaz Dergisi

izliyorlardı

Avaz Avaz Copyright © 2011 BeMagazine Blogger Template is Designed by Blogger Template
In Collaboration with fifa